Ankara’nın Yenimahalle ilçesinde boşanma aşamasındaki kadın ile kayınpederi ve eşi arasında yaşadığı olay cinayetle sonuçlanmıştı. Kayınpederinin gelinini bıçaklayarak öldürdüğü iddia edilen davanın duruşması Ankara 12. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülmeye başlandı. Duruşmaya tutuklu olan kayınpeder ve oğlu, mağdurun yakınları ve avukatlar katıldı.
Kayınpeder ile onun oğlunun 'canavarca hisle veya eziyet çektirerek kasten öldürme' suçundan yargılandıkları davada sanıklardan savunma yapmaları istendi. Boşanma aşamasındaki eş, olay günü yaşananları anlatırken babasının cinayeti işlediğini gördüğünü ve kendisine de zarar vereceği endişesiyle müdahale edemediğini söyledi. Kayınpeder ise savunmasında kızı olarak gördüğü gelininin kendisine küfür ettiği iddiasında bulundu.
KAN DONDURAN SAVUNMA
Söz alarak savunma yapan tutuklu sanık B.A. eşiyle arasında soğukluk olduğunu ifade ederek, "Eşim zaman zaman bağlama büyüsü gibi videolar izlerdi. Evimizdeki kamera kayıtlarının da kısa bir süre kapandığını ve o gün de T.'nin geldiğini öğrendim. Bundan sonra da zaten karşılıklı olarak anlaşmalı şekilde boşanma kararı aldık. Ben babam ile arkadaş gibiyim. Her şeyi babam ile paylaşırım. Olay tarihinden yaklaşık 1 hafta önce bu süreçte benim yanımda olmak için babam geldi. Babam geldikten sonra eşim ile yaptığım protokolde değişiklik yapmaya karar verdim. Avukatım bu protokolü WhatsApp'tan gönderdi. Biz de babam ile çıktısını aldık. Bu şekilde yeniden düzenlenen protokol ile birlikte önce eşimin anne ve babasının yanına gittik. Amacımız öncesinde aileyi haberdar etmekti. Biz bu sırada ayakkabılarla içeri girmedik, agresif davranmadık. Babam ‘keserim, öldürürüm' diye tehdit etmedi. Ben duymadım.
Babamın benimle gelme nedeni de bana destek olmak ve torununu sevmekti. B.G.A. bizi görür görmez küfür etmeye başladı. Babamın maktule yumruk attığını ve içeri düştüğünü gördüm. Babama ‘ne yapıyorsun' dedim. Babam mutfağa yöneldi. Sonrasında babamın elinde bıçağı gördüm. Ben dışarı çıkarmaya çalıştım B.G.A.’yı. Sonra babam geldi ve B.G.A.’nın üstüne oturdu, bıçaklamaya başladı. Ben daha önce babamın tavuk kestiğini bile görmedim. Şoka girdim. Babamı ilk defa öyle gördüm. Olayın şokundan müdahale edemedim babama. Babam bana da bir şey yapar diye korktum" diye konuştu.
![]()
KAYINPEDER KENDİSİNİ KAYBETMİŞ!
Sanık baba K.A. ise savunmasında, B.G.A.’yı öz kızı gibi sevdiğini ve aralarında herhangi bir sorun bulunmadığını öne sürdü. Maktulün ailesiyle de bir problemlerinin olmadığını iddia eden K.A., oğlu B.A.'nın bir süre önce eşinin kendisini aldattığından şüphelendiğini kendisine söylediğini ileri sürdü.
K.A. savunmasına şöyle devam etti:
"Olay günü B.G.A.’nın annesi de babası da protokol için birlikte gitme talebimizi reddettiler. Hatta ‘biz kızgınız ona' dediler. Sonra biz B.G.A.’nın evine gittik. Kızım olarak gördüğüm için bana küfürler etmesi ağrıma gitti. Sonra kendimi kaybettim. Hiçbir şey duymadım, başka da bir şey hatırlamıyorum. Olay sırasında keşke oğlum beni tutsaydı. Oğluma da bir şey yapar mıydım hatırlamıyorum. Ben çok pişmanım. Bunu yaptığım için ailesinden de çok özür diliyorum."
Maktule B.G.A.’nın annesi M.G. ise kızının evliliğinde şiddet gördüğünü söyleyerek, "Torunum doğduktan sonra evlilikleri olumlu gitmedi. Kızım bana gelip eşinin şiddet uyguladığını anlatmıştı. Olaydan kısa süre önce de bileği sarılı şekilde geldi bana. Yatağını bile babasını anlatan bir erkek. Her şeyi babasına danışıyordu. Çocuğuna bir çikolata aldığı zaman pişman olurdu. Pinti biriydi. Sofrada yediği yemeğin hesabını yapardı. Ben de kızıma ayrılmasını söyledim. Kızım da ‘anne biz medeni şekilde ayrılacağız, siz karışmayın' dedi. Kızım bir başkasıyla birlikte değildi. Bu bir iftiradır" diye konuştu.
Mahkemede savunmalar ve beyanlar alındıktan sonra ara karar verildi. Buna göre tutuklu bulunan kayınpeder ile oğlunun tutukluluk hallerinin devamına hükmedildi. Davanın bir sonraki duruşması için 22 Eylül tarihi verildi.