Öncelikle Gazi Ercüment Tekin yönetimiyle başlayayım. Recep Karatepe’nin kulübe gelme sürecini bire bir tanıklık eden biri olarak şunu ifade edeyim. Gazi Ercüment Tekin ve yönetiminin, hataları veya eksikleri olabilir. Ancak bazı konularda eleştirilen o ekip bugün Ankaragücü’nün geldiği şu noktanın en önemli isimleridir. 44.yönetim Recep Karatepe’yi takımın başına getirmeyip, siyasi baskılarla abuk subuk bir hocayı getirseydi, siyasilerden gelen isteklere boyun eğip, garip hoca tercihi yapsaydı (Ki isimleri duysanız inanamazsınız) bugün gelinen noktada Ankaragücü, play – off mücadelesi veremez, düşmeme mücadelesi verirdi.
Bir kere daha yazayım. Hataları veya eksikleri mutlaka vardır, aklı selim bir şekilde eleştirilerini yapmak da gereklidir; ama Gazi Ercüment Tekin yönetiminin Recep Karatepe hamlesi belki de kulübün geleceğini kurtaracak bir hamle olmuştur.
Bu sezon nereye evrilir bilemem. Ama şu anda başarı kazanılmıştır. Geleceğin alt yapısı Recep Karatepe ile kurulmuştur.
Gelelim İlhami Alparslan’a. İlhami Başkan’ı Mehmet Yiğiner bundan önceki yönetime son dakika hamlesiyle almıştı. İlhami Başkan’ın söylediğine göre kendisi bile son dakika da bu kararı öğrenmişti. Bu hamle de iyi ki yapılmış. İlhami Başkan bundan önceki yönetimi ayakta tutan isimdi. Kendi yönetiminin ise resmen bel kemiği.
Kulüpte futbolcular ve personel arasından müthiş bir sinerji yaratmış. İkili ilişkileri iyi, maaşlar yatıyor. Kulüp içinde müthiş bir sinerji yaratmış durumda. Ancak bu sinerjiyi camiaya yansıtmak konusunda sıkıntılar var.
Çünkü taraftar yılların başarısızlığından dolayı bıkmış usanmış durumdaydı. Maçlara kimse gelmiyordu. Bu haftaya kadar (Batman maçı hariç) maçlara ilgi sıfır noktasında. Başkan hafta başından bu yana, Sincan Belediyesi Ankaraspor maçının önemlini anlatıyor. Hem kulüp, hem de kendi sosyal medya hesabından paylaşımlar yaptırıyor. Taraftarı maça davet ediyor. (Maç sonu da bir sohbetimiz oldu. Bu sohbette konuşulanları bu gece 22.00’deki yayınımızda sizlerle paylaşacağım.) Ancak kulüpte yaşanan sinerji bir türlü taraftara ulaşmıyor. Takım hedefe gidiyor. Ama taraftar bir türlü stada gelmiyor. Gün veya saat bahane olarak söyleniyor hep. Ama takım haftalardır play – off hedefinde olmasına rağmen, taraftar pazar maçlarına bile gelmiyor.
“Play – off hattına bir girelim öyle geliriz!” diyenler var biliyorum. Ama taraftarlık her şeye rağmen, böyle günde gelip sahip çıkmaktan geçiyor. Yoksa iyi gününde herkes geliyor. Takım Süper Lig’deyken gelen kalabalığı baktığımızda bugün, sezon başından bu yana maçlara gelen birkaç bin vefakar taraftarı ayakta alkışlamak gerekli diye düşünüyorum.
Bir gün gelir, yine Süper Ligi görürsek bu yazdıklarımı bir kere daha hatırlatırım.
Bakın bu maçta yine resmini çektim. Selami Hakbilir abimiz var. Yaşı bilmem kaça gelmiş. Halen takım elbisesini giyer. Eşini de alır, içeri dışarı her maça gelir. Üstelik bu adam daha 3-4 ay önce ölümden döndü, bir sürü operasyon geçirdi. Kendisinin de eşinin de ellerinden öpüyorum.
Maça geldiğimizde başından sonuna Ankaragücü’nün üstünlüğü ile geçen bir maçtı. Maç sonu Recep Karatepe hocayla bir sohbetimiz oldu. Kendisi acayip mütevazi bir insan. Maçın son bölümünde biraz maçın sıkıştığını, herkesi tedirgin ettiklerini ima etti. Bende kendisine “Öyle düşünmeyin hocam, maç zaten rahat tempoda gidiyordu. Güle oynaya kazanılan bir maç olacaktı. Sadece son dakika golü biraz sıkıntı yarattı” dedim.
Ama Recep Hoca takımdaki bazı sıkıntıları iyi biliyor. Aslında şunu da çok iyi biliyor. Onun başarısının, bazılarını rahatsız ettiği bir gerçek. Ama hocanın bir çizgisi var. Ve o çizgiden yol almaya devam ediyor.
Üstelik bunu maçlarda taraftar desteği neredeyse olmadan yapıyor.
Maçta Ankaragücü’nden kötü oynayan 1 tane bile adam yoktu. Kaptan Mahmut Tekdemir’in önderliğinde keyifli bir maç oynandı. Kaptan müthiş karakter kendisini bir kez daha buradan kutluyorum. Çıkana kadar iyi mücadele etti. Zaten kötü oynayan yoktu. Miraç Şimşek kendine geldi, her maç yukarıya ivme yakalıyor. Mesut Emre Kesik keza aynı bu sezonun en istikrarlılarından. Futbolu sadece gol/asist olarak değerlendirenler için ben sezon başından bu yana Mesut Emre Kesik analizi yapıyorum. Bağlantı oyununda çok önemli biri isim olduğunu vurguluyorum. İsmail müthiş oynuyor. Osman, Halil İbrahim hatasız oynadılar. Muhammed Hüseyin Sevgili, Fatih Arhan, Mervan Yusuf Yiğit formdalar. Tek üzüntü Atakan’ın gol atamaması ve Enes Tepecik’in sakatlığı. Enes Tepecik, darbeye bağlı sakatlık yaşadı. Oyundan çıktıktan sonra darbe alan bölgeye buz sarıldı. İç yan bağlarda sorun olduğu düşünülüyor. Bugün MR çektirecek.
Maçla ilgili vereceğim önemli bir bilgi de şu olsun. Biliyorsunuz Ankaragücü Başkanı İlhami Alparslan , Gençlerbirliği’nin 103.Kuruluş yıldönümü kutlamalarına katılmış ve güzel bir jest yapmıştı. Bu jeste karşılık Gençlerbirliği Başkanı Arda Çakmak’tan geldi. Arda Başkan, dünkü maça tam 6 yöneticisiyle birlikte gelerek izledi ve o da Ankaragücü’ne güzel bir jest yaptı. Başkent’in 2 köklü ve büyük kulübü arasındaki bu tür jestler, iletişim kanallarını da açıyor. Bunlara devam etmek lazım. Dostluktan asla zarar gelmez. Çok fayda gelir.
Yazıyı Sincan Belediyesi Ankaraspor’la bitireyim. Ankaraspor ve Sincan Belediyesi güç birliği yaparak iyi bir iş yapmışlardı. Sincan Belediye Başkanı Murat Ercan, Genel Koordinatör İsmail Can Ocak, Başkan Mehmet Emin Katipoğlu takımı iyi yerlere getirdiler. Ama son dönemdeki bazı gelişmeler takımda bir düşüşün yaşanmasına sebep oldu. Bahaddin Güneş hocam bu ligin en önemli birkaç teknik direktöründen birisi. Takımını 2 sezondur ayakta tutuyor. Dün cezalı Alper Tursun’un yokluğunu çok hissetiler. İyi mücadele vardı. Ama gülen taraf Ankaragücü oldu. Şehrimizin takımına bundan sonraki maçlarda başarı diliyorum.
Evet kaldı 6 hafta.
Fikstür avantajı var, moraller yerinde, takım rayına oturdu…
İnanın artık her şey Ankaragücü’nün kendi elinde.
Haydi Angara bebeleri, bize bu heyecanı yaşatmaya devam edin.
NOT: Ankaragücü ve Sincan Belediyesi Ankaraspor arasında dün oynanan kritik karşılaşma, maç sonu gelişmeler ve Ankaragücü gündemi Haber Ankara YouTube kanalında değerlendirilecek.
Maçtan sonra İlhami Alparslan ve Recep Karatepe ile ne konuştuk?
22.00’de başlayacak olan yayınımızda Özdemir Aykanat ile değerlendiriyoruz. Yayında sürprizler de olabilir.