Antalya’da Ankaragücü’nün müthiş finişi!

“Çok şehirler gördük, hepsi 1 günlük” denir taraftar jargonuyla. Dün de hafta içi yolumuz Antalya’ya düştü. Gittik, güzel bir galibiyetle geri döndük.

Başlık biraz abartı gelebilir. Ama mevcut şartları, kadroyu, bulunduğumuz ligi eski şaşalı dönemlerindeki Ankaragücü ile kıyaslamamak lazım. Şu şartlarda 0-2’den 3-2’ye maçı çevirmek gerçekten müthiş keyifliydi.

Öncelikle Antalya’da bizleri en güzel şekilde ağırlayan, Antalyalı ve Antalyasporlu taraftarlara teşekkür ederim. Şehirde yardımcı oldular, stat içinde dostluk vardı. “Ankaragücü” tezahüratları yapıldı. İki takım davet edildi. Kepezspor’un tezahürat yapan grubu Antalyasporlu taraftarlardı. Takımlarına iyi destek verdiler. Sonuç için onlar adına üzüldüm. Ama bu futbol. Her şey olabiliyor. Statları ve saha zeminleri de diğer statlara göre mükemmeldi. Örneğin bu liglerde basın tribünü olan bir ilçe stadı gördük. Saha zeminini de diğerleriyle kıyaslamam bile. Çok iyiydi.

Antalya’yla ilgili ikinci konu. Şehirdeki raylı sistem ağı ile ilgili. Sistem çok güzel bindim ve detaylı inceledim. Havaalanından başlıyor. Şehrin kritik noktalarına gidiyor. Muratpaşa, Kaleiçi, Antalya Stadı, Hastane gibi önemli noktalardan geçiyor. Kepez Hasan Doğan Stadı yakınlarından da geçiyor. Ankara bu konuda çok geç kaldı. İstanbul, İzmir her yerde Havaalanlarından merkeze raylı sistemler var. Ama Ankara’da halen yok. Yeni proje ile yapılacak. Ama çok çok geç kalmış durumdayız. Büyük eksiklik.

İLHAMİ ALPARSLAN’IN LİDERLİĞİ!

Ankaragücü’nde parlayan yıldız İlhami Alparslan. Antalya’da bir kez daha gördüm. Müthiş lider. Her şeyi takip ediyor. Herkesi kolluyor. Beni bilen bilir, hiç abartmıyorum. Eğer şu an Ankaragücü’nün başında paralı bir başkan olsa bile, çözemeyeceği şeyler vardı. Ama İlhami Başkan bire bir takımın ve taraftarın içinde. Şöyle anlatayım; taraftar geliyor onunla taraftar gibi oluyor, Vali geliyor ona göre davranıyor, İl Spor Müdürü geliyor ona göre davranıyor, rakip yöneticilerle onlara göre davranıyor, futbolcuya ayrı, personele ayrı davranıyor. Ama hep alanda ve iç içe. Hatta Antalya’daki yerel yöneticilerle sohbet ederken, birden eski bir bakanın kendisine telefon etmesi de çok ilginç oldu.

Dün maç öncesi gazeteci arkadaşlarla yaklaşık 1 saat kendisiyle sohbet ettik. Çekirdekten yetişmesi ve camianın içinden gelmesi nedeniyle, sosyal medyada, tribünde, sağda, solda kim ne yapıyorsa, amacı neyse her şeyin farkında. Ama nabza göre şerbet vermeyi de iyi biliyor. Başkana rol yapmaya gerek yok. Çünkü insanların hepsini dibine kadar tanımış. Ayrıca taraftarların şu an müthiş sevgisini kazanmış durumda. Maç sonu onunla resim çektirmek için yarıştılar adeta.

Gelelim önemli konuya. Yazdığım gibi İlhami Başkan’la maç önü çok geniş konuştuk, çok önemli konular anlattı. Bazı önemli ödemeler yapılmış, bazı kaynaklar sağlanmış. Ve çok önemli bazı pazarlıklar da yapılmakta. Bunları şu an yazmak Ankaragücü’ne zarar verir. Başkan çok güzel gelişmeleri anlattı. Başkaları olsa yazar. Ama benim pazarlık aşamasındaki gelişmeleri yazmam, kulübe zarar vereceği için elbette yazamam. İnşallah başkan hepsini bir gün tek tek anlatacak. Bu konuda kendisini razı ettik.

RECEP KARATEPE

Maç önü ve sonunda yazılacak çok şey var. Ama bu yazının öznesi kesinlikle Recep Karatepe, ekibi ve futbolcular olmalı.

Bir kere şunu söyleyeyim. Maçın 2-0’a gelmesine siz bakmayın. Ankaragücü maça çok iyi başladı, maç genelinde çok da iyi oynadı. Geriye düşüldüğü anlarda bile maçtan kopulmadı. 2-0’dan sonra müthiş bir reaksiyon verildi ve maç çevrildi.

Maçın başında Miraç ve Atakan’ın kaçan 2 pozisyonu var. Zaten bunlar girse maç nefes nefese bitmezdi. Ama şimdi düşünüyorum da iyi ki de o pozisyonlar gol olmamış. Maçın 2-0’dan 3-2’ye dönmesi camiaya daha farklı hava kattı. 2-0’dan sonra takım müthiş reaksiyon gösterdi. Taraftar da daha mutlu oldu. Özgüven arttı. Bu Recep Karatepe ve yardımcılarının, bu takımı iyi çalıştırdıklarının en açık göstergesiydi. Rakip 60’dan sonra adeta bitti. Fizik ve kondisyon olarak Ankaragücü rakibini adeta ezdi geçti. Bu baskı ve arzunun goller getirmeme şansı olamazdı. Ankaragücü’nün temposuna hiçbir Kepezli oyuncu direnemedi. Hemen hemen hepsi kas/adale rahatsızlığı yaşadılar. Şu maçta takımda ayırabileceğimiz oyuncu yoktu. Ama özellikle Halil İbrahim’in bindirmeleri müthişti. Halil İbrahim’in pozisyonunda hakem penaltı çaldı. Gerçekten komik bir penaltıydı. Bu hakemler hiç mi Avrupa’dan maç izlemiyor? Bu müdehaleye penaltı mı verilir?

Diogo, Mervan, Osman, İsmail müthiş oynadılar. Ama abartmıyorum, gerçekten müthiş oynadılar. Mervan Yusuf Yiğit’le ilgili son yayınımda düşüncelerimi söylemiştim. Adam daha ne yapsın?

Görkem birkaç kritik kurtarış yaptı. Miraç’ın sahada basmadığı yer kalmadı. Muhammed Hüseyin Sevgili oyuna girdikten sonra inanılmaz katkı verdi. Mert Can, Özgür, Arda Doğan, Mesut Emre Kesik, Yusuf Emre Gültekin az veya çok oynayan herkes katkı verdiler.

Maçı Yusuf Emre Gültekin ve Miraç Şimşek’in Antalya’da yaşayan aileleriyle birlikte izledik. Kalabalık gelmişler. Çok mutlu oldular. Ama Yusuf Emre Gültekin’in sakatlığı üzüntü yarattı. MR çekilecek. Ama 2 ayrı yerden sakatlık geçirmiş. Dönüşü kısa sürmeyebilir. 2 ailenin yayınlarımızı izlemeleri, ismimizle hitap etmeleri bizleri tanımaları çok güzeldi. Miraç Şimşek’in annesi, bir futbol antrenörü gibi futbol yorumluyor. Gerçekten çok şaşırdım.

MAÇ SONU BÜYÜK MUTLULUK

Maç sonunda ise büyük bir mutluluk yaşanıyordu. Tribünler coştu. Futbolcuların sevincini ve gururunu keşke bire bir görseydiniz. Birkaç tanesinden bahsedeceğim. Miraç Şimşek ailesini görme şansı buldu. Çünkü hep çalıştığı için ailesinin yanına Antalya’ya gidemiyormuş. Cezalı olduğu için birkaç gün kendisine izin verildi. Orada kaldı.

Görkem Cihan’a penaltıyı sordum, “Abi az daha kurtarıyordum. Maç öncesi baktık, 5 penaltıyı da sola atmış, ana ben gözlerine baktım sağıma atacağını hissettim ve uçtum. Ama son anda kaçtı” dedi.

Atakan Güner, maç sonu yanımıza geldi, bağıra bağıra; “Bu kez olmadı. Söz İnegöl maçında sizin için atacağım” dedi.

Yusuf Emre Gültekin 2 yerden sakatlık geçirmesinden dolayı çok üzgündü. Ailesi de hep yanındaydı.

En çok sevgiyi Mervan Yusuf Yiğit gördü. Antalya’da bir çok Ankaragüçlü kardeşimiz var. Maç sonu gitmediler. Başkanla özel resim çekindiler. Mervan’la da acayip çok resim çektiren oldu.

Osman Çelik çok mutluydu. Ama bu kez deplasmanda olduğumuz için evladı olmadan galibiyeti kutladı.

İsmail ve Halil İbrahim çok önemli galibiyete rağmen her zaman ki gibi mütevaziydiler.

Recep Hoca’yla açıklamalarını aldık ve yayınladık. Recep Hoca “İnegöl maçına 15 bin kişi gelir inşallah” dedi. Ana bence o artar.

Ankara’ya dönüşte muhteşem bir karşılama oldu. Eski Başkan Gazi Ercüment Tekin ve Bağımsız Ankaragücü Delegeleri Platformu üyelerinin ilk fitili yakmasıyla toplanan taraftarlar, takımı Esenboğa’da karşıladılar. Takım uçağı bizden yarım saat önce Ankara’ya indiği için karşılamayı göremedik. Ama videolar müthişti.

Ve artık finale yaklaşıyoruz.

Hem bireysel olarak her maça gelen az sayıdaki basın emekçileri, hem takım ve terk etmeyen bir grup taraftar sezon başından bu yana çabalıyoruz. Nihayet finale 3 maç kaldı. Pazar günü coşkuyla bir galibiyet daha kutlarız inşallah.

Bu gece Haber Ankara canlı yayınımızda Antalya’da yaşananları ve maçı yorumlayacağız…